Only God Forgives

Öncelikle Only God Forgives filminin özetiyle başlayalım.

Only God Forgives. Yıllar önce bir cinayet işleyip Bangkok’a  yerleşen Julian (Ryan Gosling), burada kardeşi ile birlikte paravan olarak kullandığı bir dövüş kulübü işletmektedir fakat asıl gelir kaynağı uyuşturucu ağıdır. Kardeşinin bir kızı öldürmesi ve bunun üzerine kardeşi, filme tamamıyla baskınlığını kuran adaletin kılıcı Chang tarafından öldürülür. Oğlunun cenazesini almaya gelen anne ise ortalığı daha çok karıştırır ve olaylar birbirini izler diyerek burada bitirebiliriz.

DEĞERLENDİRME

Buraya yazarken beğenmediğim filmleri de eleştirmeyi düşünürdüm hep fakat bunun daha vakti değil. Bir movie içindeki kötülüklere rağmen hala iyi bir film olarak kalabilir mi sizce? Bu soruya evet cevabını vermeyi tercih ediyorum fakat bu movie için tam olarak iyi diyemeyeceğim. Ama yeterli bir film olmaması kötü bir film olduğunu da göstermez, sebebine doğru ilerliyoruz. Düzgün işlense şaheser olabilecekken, deneyselliğin cılkını çıkarmış bir filmle karşı karşıyayız.

Only God Forgives

2013 yapımı Nicolas Winding Refn filminde en çok sevdiğim şey bolca kullanılmış neon ışıklar ve bazı sahnelerdeki objelerin yerleştirilmesindeki estetikti. Sevmediklerim için bir liste yapsak en başa kurguyu, arkasına da oyunculuğu sıralardım. Kendi adaletini dağıtan polis abimiz dışında herhangi karakter beni etkilemedi, buna Ryan Gosling de dahil.

Eserimizde çok absürt sahne geçişleri olması filmi anlamayı güç bir hale getiriyor.

Fakat bütün olayın koptuğu bir sahne var, buradan sonra filmin içine dahil olabiliyorsunuz. O ana gelene kadar hikayenin bağlamını kurmak aşırı yoruyor ama filmin aslında odak noktasının başka bir yer olduğunu fark ediyorsunuz. Ek olarak da yönetmenimiz; Stanley Kubrick’ten ilham almış desek yeridir. Bunun sebebi ise ışığın ve müziğin birleşimini kullanıp büyük bir gerilim sahnesi yakalamak istemiş ve bunu kanıtlayabilecek kadar da olsa bir sonuç vermiştir bu denemesi.

Oyunculuklarla alakalı problemime biraz daha değinmek istiyorum çünkü Chang dışında iyi oyunculuk yoktu. Çığlıklar, bağırmalardan tutun herhangi bir monoloğun etkileyiciliği yoktu. Chang karakteri ise olabildiğince sessiz ve poker face diye tabir edebileceğimiz bir karakterdi. Gerçekten de orijinal bir karakter olduğunu filmi izlerken anlıyor insan.

Favori sahnelerimden üstü kapalı bir şekilde de bahsetmezsem olmaz çünkü gerçekten kenara atılmaması gerektiğini düşündüğüm sahneler var. Beni bir filmde en çok etkileyen şey renklerdir. Çok absürt olmadığı sürece geometri ve estetik çok fazla ifade etmez diyebilirim. Bu filmin en güzel yanı da ışıkların harika şekilde kullanılması ve bunun sebebi de yönetmenimizin renk körü olup, ara renkleri göremediği için neon ışığı tercih etmesidir. Bahsi geçen harika renkli sahnelerden biri de Chang abimizin söylediği şarkıyla daha bir canlı hale gelirken odadaki diğer insanların tamamında ifadesiz, adeta nemrut gibi beklemesi diyebilirim.

Hepsinin surat ifadesi aynı; sadece bir tanesinin dudakları yamulmuş, gülmek istiyor ama kendi tutuyor ifadesi olduğu için çok hoşuma gitti. Bunun senaryoyla mı alakalı yoksa oyuncunun hatası mı olduğunu bilememek beni üzüyor. Bir diğer favori sahnem ise filmi koparan sahne, bunun hakkında da bilgi vermek istemiyorum sadece orada duyacağımız bir cümleyi bırakıp burayı da bitiriyorum. “Unutmayın kızlar, her ne olursa olsun gözlerinizi kapalı tutun. Ve erkekler iyi izleyin.”

Sinemayla kalın.

Only God Forgives yazısı ilk önce NedirOlay üzerinde ortaya çıktı.